Herkese Merhabalar
Kategori: Güncel Olaylar |
4 Yorum |
2280 Okunma |
Yazan: gonca | 16 Haziran 2009 14:29:58
Uzun zaman oldu biliyorum yazmayalı özürü bir borç biliyorum
Yeniden merhaba,
Çalışma hayatı yoğun olunca bir bakıyorsun zaman geçmiş. Bu koşturmaca da dostlara ve kendimize biraz zaman ayıralım diye düşünüyorsunuz ama nerde, varsa yoksa iş oluyor hayatınız. Kapılıp gidiyoruz işe ve yaşamayı , etrafımızdakileri unutuyoruz... Bu hırs nedir? Anlayan varsa bana da anlatsın Lütfen! Bu gün izinliyim ve yapmak istedigim zaman bulamadıgım işlere zaman ayırıyorum ÇOK ŞÜKÜR.
Akşam yaparım diyorsunuz ama yorgunluktan TV başında uyuklamak ile geçiyor evin işini bile yapamıyorsun çoğu zaman. Akşamları misafir çağırmak mı? çok yorgunum... bir yere gitmek mi?, çok yorgunum?, Telefonda hal hatır sormayı bile unutur olduk, yorgunum yarın ararım ama o yarınlar gelmiyor değil mi?
Yoğun bir gün sonunda , deniz kenarında bir balık lokantasın da eşimle bir akşam yemeği yemek istedim; İş yerinden 18:00 de çıkıyorum, 19:30’da balık lokantasın dayız (Dua edin trafik açık olsun), 20:00 ‘da balıkların geliyor, 21 :00’da karnınızı doyuruyorsunuz , 22:30da eve varıyorsunuz.
Benden size tavsiye yol stresi, aç kalma stresi üste birde para veriyorsunuz değmez. En güzeli EVDE BİR ŞEYLER HAZIRLAYIP YEMEK… yolda geçen saat size hediye ama yine yoruluyorsun yani nerden baksak bir yorgunluk stres bir türlü ayarlayamadım. Sabah erkenden kalkmak, işe gelmek yoğun bir akşam ,dinlenmek için dakikalar ayarlamaya çalışmak çok yorucu.
Bir yıl çalışıyor ve 15 gün iznin alıyorsunuz nasıl değerlendireceksin? akraba ziyaretmi yapsak yoksa bu yorgunluğun üzerine sesiz bir yerde kafa mı dinlemek? Umarım orta yolu bulursunuz!
AHH ÖĞRENCİLİK YILLARIM, AH ANAMIN EVİ !!!
Şimdi sizlere soruyorum, eve, işe, eş dosta zaman ayırmanın sihirli bir yolu var mı? nedir bunun çaresi ? bilen varsa bizimle paylaşır ise beni çok mutlu olacağım.
Güzel tavsiyelerinizi bekliyorum.
Saygılar sevgiler…
İnternette maille gelen sevgili dayımın gönderdiği güzel bir yazı hayatın tadını cıkartmanız dileğimle
Kariyer yolunda ilerleyen bir grup yeni mezun, bir araya gelip eski üniversitelerindeki profesörlerini ziyarete giderler . Sohbet, sonunda işin ve hayatın stresinden şikâyetleşmeye döner.
Misafirlerine kahve ikram etmek isteyen profesör mutfağa gider ve yanında büyük bir termos içinde kahve ve porselen, plastik, cam, kristal olmak üzere değişik tarzda ve ucuz görünenden, pahalı ve hatta çok özel olanlarına kadar değişik kahve bardakları ile gelir.
Herkes bir bardak secince, profesör şöyle söyler : 'Fark ettiyseniz, tüm pahalı görünen bardaklar alındı ve geriye ucuz görünümlü, sade bardaklar kaldı.
Kendiniz için en iyi olanı istemeniz normal olsa da, bu sizin stresinizin ve problemlerinizin kaynağı aslında.
Emin olun ki, bardağın kendisi kahvenin kalitesine hiç bir şey katmaz.
Çoğu zaman, sadece daha pahalıdır ve hatta bazı durumlarda da içtiğimizi saklar. !
Hepinizin aslında istediği kahveydi, bardak değil, ama bilinçli olarak en iyi bardaklara yöneldiniz ve sonra birbirinizin bardağına bakmaya başladınız.
Hayat kahveye benzer,
is, para ve toplumdaki konumunuz da bardaklar.
Onlar hayati tutmak için sadece araçlardır ve seçtiğimiz bardak yasadığımız hayatin kalitesini belirlemediği gibi değiştirmez de.
Bazen sadece bardağa odaklanarak Yaradanın sunduğu kahvenin tadını çıkarmayı unuturuz.
Kahvenizin tadına varın!
En mutlu insanlar her şeyin en iyisine sahip değildirler. Sadece her şeyin en iyi şekilde tadını çıkartırlar.
|
Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy |
Yazdır
Yorumlar
teşekkür ederim 3. maddeye tamaman katılıyorum her gün misafirmi davet etsem acaba diye düşünüyorum
Goncagül Hanım,sizi tanımıyorum ama yazınızı okuyunca ,bir çalışan olarak sizi anlamaya çalıştım, birkaç nacizane tavsiyem olacak:1-Dinimizin tavsiyesi:'bir işte yorulduğunuz zaman başka bir iş yapın 'diyor.2-Ne kadar yorgun olursanız olun yapmanız gereken işlerinizi ertelemeyin.Bir alim zat gece 02'de de olsa aklına birşey gelse kalkıp yaparmış.3-İnsan kendi halinde yalnız kalırsa daha bir tembelleşiyor ama bir telefon gelse ve misafir geleceği haberini alsanız, hemen o tembellik üzerinizden gider, canlanırsınız , dağınık olan etrafı çok kisa bir sürede toparlarsınız.4-Ne kadar yoğun olursanız olun aktif hayat yaşamaya gayret edin. Bu yazdığım tavsiyeler bizzat denenmiştir.
Sevgili Goncagül,
Stresli günleri ve hepimizin problemi yoğunluğu ve yorgunluğu çok güzel anlatmışsın. Yazının sonunu da tavsiye dileklerinle bitirmişsin. Benden sana minik bir tavsiye, eş dost ve akraba ile yüz yüze görüşmek zor, telefonla da görüşemiyoruz o zaman en azından bize en kolay iletişim imkanı sağlayan interneti bu amaçla en etkin şekilde kullanalım. Sevgi ve selamlar...
YAzıma sevgili dayımdan gelen mesajıda ekledim bu yazının üstüne güzel oldu.
Diğer Sayfalar: 1.
Yorum Yazın