Her biri hayatından ayrı bir dramı anlatan bu şiirlerini hiç yazmamış Mehmet Amca. Her sorumuza doğrudan şiirle cevap veriyor. Doğduğu yılı ise tam olarak bilmiyor ve nüfus kâğıdında 1933 yazdığını söylüyor. Telin’de doğmuşum, diyor. O yılları anlatırken hemen gözleri doluyor Mehmet Amca’nın. Ana-baba şefkati tatmadan, kader yollarını ayırıyor. Kendisi çok küçük yaşlardayken yani daha sabi iken kaderin cilvesi, babası annesini boşar ve başka bir kadınla evlenir. Annesini de başka biri alır. Küçük Mehmet, ne üvey annenin ne de öz annenin yanında kalamaz artık. Kıt imkânlarla anneannesinin elinde biraz büyür. Sonra bir ailenin yanına hizmetkâr olarak verilir…
Bir eve beni hizmetkâr tuttular
Akşam olunca da ahır sekisine attılar
Üstüme elli kiloluk bir vala attılar
Kendileri de üst katta yattılar
Buna Allah razı olur mu ey ağalar
Sabah oldu iki eşek üç de inek kattılar önüme
Boş çantayı bağlamışlar belime
Görenler ağlar perişan halime
Uyuz Pınarı’nda dut sallarım fıçı çekerim
Üstüm başım yırtık pis pis kokarım
Ellerin kahrını bir lokma için çekerim
Sen benim halime acı ya Rabbi
Mehmet birgün öz annesini çok özler ve gizlice annesinin yanına gider. Annesinin ona bir parça ekmek verdiğini gören zalim koca, küçük Mehmet’i kovalar. Mehmet suya düşer. O zamanlar Tohma Suyu azgın. Aman vermez Mehmet’e. Epeyce gittikten sonra bir yerde fırsat bulup çıkar sudan…
Ta Telin’den gelirim annemi görmeye
Dizinde yatıp da murad almaya
Yarım saat bile isterim yanında kalmaya
Bir dakika bile müsaade etmediler bana
Taşlar yağdırdılar benim başıma
Meses alıp düştüler peşime
Tuttular kolumdan attılar su ortasına
Dondum, sızladım, buz doldu koluma
Yeni girmişim on bir yaşıma
Seyrettiler gözümden akan yaşıma
Perişan halime baktım ağladım
Sen benim halime acı ya Rabbi
Sudan çıkmasına çıkar Mehmet, ama öz babası Tohma’dan daha acımasızdır. Bu defa Mehmet’i Mahgen ağalarına satar, hizmetkâr olarak. Anadan ayrılan evlat, bu kez vatandan da ayrılır…
Cağşak dağında koyun kuzu yayılır
Gelen geçen yeşilliğine bayılır
Babam geldi buldu izimi
Kime bırakayım koyun ile kuzumu
Heyiklerden aşağı Sarıkaya Suyu’ndan geçtim
Gâvur Şuğulu’nda kayadan düştüm
Mahgen’e varınca yorulup şaştım
Mahgen’e varınca babam kapıyı çaldı
Dedi ki, size getirdim satılık bir kuzu
Baba nere bırakıp gidiyorsun sen bizi
Kime arz edeyim garip halimi
Sen benim halime acı ya Rabbi
Mehmet, Mahgen’de henüz 11-12 yaşlarında, köle gibi çalışırken annesinin öldüğünü duyar. Bu olay onu derinden etkiler. Annesini son gördüğü haliyle hatırlar, bir parça kuru ekmek verirken eline…
Anam öldü kaldım elin eline
Sığamaz oldum yeşil Telin’e
Bir lokma için bakarım elin eline
Sen benim halime acı ya Rabbi
Ağırdır kalkmıyor yükümün tayı
Demirdir feleğin çekilmez yayı
Hısım akrabadan aldım ben payı
Böyle kullarına fırsat verme ya Rabbi
Yaş otuz olmadan ağardı saçlar
Ağzımda döküldü kalmadı dişler
Garip olana verilir zor işler
Sen benim halime acı ya Rabbi
Mehmet, yad ellerde uzun yıllar çalışır. Artık delikanlı olmuştur. Memleketi gözünde tütmektedir. Ana yurdu, baba ocağı, bir türlü çıkmaz aklından. Hizmetkâr olarak katıldığı bir çerçi kervanından bir fırsatını bulur ve kaçar…
Sabah oldu yine çıktık Kangal yoluna
Vara vara vardık Terelik suyuna
Kangal’a varınca perişan halim
Kangal’a varınca bir hana girdik
Sobanın karşısında oturup kaldım
O anda uykuya daldım
O anda gördüm yeşil Telin’i
Sen benim halime acı ya Rabbi
Sabah oldu yine çıktık Gürün yoluna
Gele gele geldik Böğürdelik Köyü’ne
O anda uyku gelmişti gözüme
Bal börek bile olsa bakmam yüzüne
Görenler ağlar perişan halime
Sen benim halime acı ya Rabbi
Köyler, dağlar aşarlar. Her geçtiği vadiden çok sevdiği Telin’in kokusunu biraz daha almaktadır. Hem anadan hem yardan hem de vatandan ayrılmanın en derin ıstırabını yaşamıştır yıllarca. Bilmektedir artık ana yurdu çok yakında. Yıllar önce kaybettiği annesinin kokusunu bile almaktadır…
Gele gele geldik Gedikbaşı’na
Yüzüm sürdüm vatanın toprağına taşına
Koşa koşa indim Karabayır düzüne
Bitler dolmuştu kulağıma gözüme
Eve varınca kimse bakmadı yüzüme
Sen benim halime acı ya Rabbi
Doksan liraya satmıştı beni öz babam
Kaçmaya çalıştım kalmadı çabam
Arkamdan ağladı emmimle abam
Sen benim halime acı ya Rabbi
Kalmamıştı ata baba imanı
Yalın ayak yırtık tumanı
Hasretlik çekmiştim anne zamanı
Sen benim halime acı ya Rabbi
Mehmet bir daha ayrılmamak üzere kavuşmuştur çok sevdiği Telin’e. Artık evlenmiştir, mutlu bir yuvası vardır. Bir müddet çerçilik yapar, iplik satar. Sonra bırakır çerçiliği, kısa süreliğine de olsa artık ayrılmak istemez Telin’den. O, hayatın her safhasını feleğin çemberinden geçerek yaşamış biridir. Kökünden ayrılmış bir kenger dikeni gibi oradan oraya savrulup sonra özlediği vadiye konmuştur artık. Bugün Mehmet Amca, adı kendisiyle özdeşleşmiş olan kenger sakızlarını, yayla güllerini satmaktadır. Tıpkı kendisi gibi ıssız yaylalarda yetişen yayla kuzularıyla hemhal olmaktadır.
25.07.2008 / GÜRÜN
Röportaj: Emrullah TOPRAK
Emrullah yazını okuduğumda bende çok duygulandım.Kalemine yüreğine sağlık.Mehmet amca mükemmel bir insan.Allah uzun ömürler versin.
göz yaşları ile okudum dayı yazını....Allah Mehmet amcaya hayırlı uzun ömürler nasipetsin...kalemine, yüreğine sağlık...
tasvir ,tarih,ana,dağ ,koyun kuzu,gurbet , kahır,açlık, eski hayatlardaki otantik dram,aile ,telin en yalın kelimelerle en çok çağrışımı sunmuş, yazınızda okuyuculara ....
güzel ve okunası bir yazı olmuş tşk...
sizi bilmem ama ben şefimi gerçekten sevip takdir ederim çünki cefakar insandır. ama dişler takma olunca alıp çiğneyemiyorum onun içinde yayla dirseklerini çiğneyemiyoruz saygılarımla
meraba emrullah abi ben sakızcı şef emmimin karısının yıgenı oldugum halde hayatını bunca ızdırab geçmıs gunllerını bılmıyodum valla allah bundan sonra şef emmime guzel mutluve uzun ömür nasib edsın (bunev ulan bunev ulan yayla guzuları bunlar yaylaaa):))))
GARDAŞ ,ELİNE ,AĞZINA ,DİLİNE YÜREĞİNE SAĞLIK HARİKA BİR YAZI OLMUŞ.RABBİM YAR VE YARDIMCIN OLSUN.
amca, yazını okuyunca çok duygulandım mehmet amcaya Allah bundan sonrası için hayırlı bir ömür verir inşallah
AMCA ELLERİNE SAĞLIK.COK GUZEL BİR DİLLE ANLATIM. GERÇEKTEN GÖZLERİM DOLARAK OKUDUM.MEĞER DEVAMLI GÖRDÜGÜMÜZ ,SAKIZ ALDIĞIMIZ MEHMET AMCANIN NE ÇİLELİ, NE IZDIRAPLI HAYATI VARMIŞ.BOYLE HAYATLAR SADECE TURK FİLMLERİNDE VAR SANIYORDUM.ALLAH MEHMET AMCAYA UZUN ÖMÜRLER VERSİN.