Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

Festivalde Buluştuk

Kategori Kategori: Yazı - Makale | Yorumlar 6 Yorum | Okunma 2281 Okunma | Yazar Yazan: hidayet | 30 Temmuz 2008 16:09:05

Darısı yeni festivallere...

Festivalde Buluştuk

25 Temmuz 2008 günü başlayan yolculuğum 26 Temmuz sabahı kasabada son buldu. Kasabada ilk uğrak yerim Salih Önder’in (Mehmet Önder ile gelmiştik) evi oldu. Hoş beş faslından sonra bize ikram edilen elmaları sabah serinliğinde, kapı önünde yedik. Ardından ikinci durak yeri Müdürler yaylası oldu. Beni kapıda annem ve babam karşıladı. Hasretle onlarla kucaklaştıktan sonra içeri geçtim. Odalardan birer ikişer çıkanlarla birlikte herkes toplanınca hep birlikte kahvaltımızı yaptık. Kahvaltının bana göre en güzel yanı annemin yaptığı bazlama ekmeği idi. Ekmeği yerken ne kadar çok özlediğimi düşündüm.

 

Herkes kahvaltısını yaptıktan sonra bahçemize doğru yola çıktık. Belki bir daha fırsat olmaz  düşüncesiyle bahçe yolunu uzatıp kardeşim Osman ile kayınpederimin evine uğradım. Gülfidan hanımın getirdiği sıcak sütleri içerken biraz muhabbet ettik. Eski evimizin önünden, eski bahçe yolunu takip ederek bahçeye ulaşmak için ilerledik uzun süre. Artık çok az kişinin kullandığı bahçe yolunda ilerlemek son derece yorucu idi. Biz de nezir ada denilen mevkide yoldan ayrılarak bahçelere daldık. Bahçe içinde ilk karşılaştığımız amcaoğullarım Saffet ve Selahattin ağabeyler oldu. Ayaküstü biraz iş güç biraz da bağ bostan lafı ederek izin istedik.

 

Bahçelerin içinden geçerken eski günler aklıma geldi. Nerede o eski bahçeler??? Şen bahçeler ve o şen bahçelerde çalışan insanlar… Her ikisi de yok maalesef. Bahçenin biraz daha aşağısına dalarak ırmak kenarına vardık, bir müddette hasret duyguları içinde ırmak kenarından yolumuza devam ettik, yaklaşık yarım saat sonunda hedefimizdeki bahçeye ulaştık.  

 

Vardığımızda manzara şuydu “Musa ağabeyim sırıklarla kayısı başaklıyor, yeğenlerimden biri ağaç üzerinde dalları silkeliyor, babam ve geriye kalan ekip ise kayısı topluyordu”. Selam verip yanlarına yaklaştık ve babamın bizden istediği işi yapmaya başladık… Henüz acıkmamıştık ki ark kenarında kurulu sofranın başına ablam bizi çağırdı. Her zaman güzel çay yapan ablam bu sefer daha güzel bir çay yapmıştı. Çay nasıl güzel olmasın; suyu güzel, ocağı güzel, çaydanlığı güzel, çayı yapan güzel ve en önemlisi ortam güzel. Çayı güzel olan sofranın başı oldukça kalabalıktı, bizim aile efradına ek olarak iki amcam, bir yengem ve bir de amcaoğlu da sofrada idi. Malzemesi közlenmiş biber ve köy peyniri olan bir bazlama dürümü yaptım göreceksiniz. Tam yemeye hazırlanırken yanımda sofraya uzak kalan birini görüp dürümümü ona hediye ettim. Aynısından bir tanede kendime alıp afiyetle yedim.

 

Çaydan sonra babamdan izin isteyerek festival için yola düştüm. Beni yalnız bırakmak istemeyen ağabeyim de benimle birlikte geldi. Yayla ile Gürün arasında, içimizde bir yılı aşkın süre görmediğimiz memleket sevgisi, her adımını zihnimize kazıyarak güzel bir yolculuk yaptık. Çörtenlik mevkisindeki asırlık söğütlerin gölgesinde oturup oldukça azalmış olan sudan kana kana içtik.

 

Gürün’e varmadan önceki duraklarımızdan biri de şenlik alanı idi. Orada belediye başkanımız ile görüştük. Başkan yer ile ilgili görüşümüzü sordu, biz de beğendiğimizi ifade ettik. Ağabeyimin dediğine göre eskiden çok daha güzelmiş oralar. Bu arada basılı SuçatıHaber’i ilk olarak orada elime aldım. 2001 yılında Erdem Hastanesinde kucağıma oğlum verildiğinde hissettiğim heyecana benzer bir heyecan hissettim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnşallah gazetemiz çok daha iyi yerlere gelecek.

 

Gürün’e vardığımızda ilk işimiz biraz gezmek oldu. Önce festivale özel hazırlanmış olan Kültür Sokağına girerek epeyce orada vakit geçirdik. Gürün’e gidince genellikle yaptığımız iş olan Teras kafede bir şeyler içme işini de yerine getirdik. Stadyumdaki şenlikler başlamadan önce cami yanındaki lokantayı da bir ziyaret etmesek ayıp olurdu. Eskisi gibi iyi hizmet yoktu ama biz geçmişe dair bir alışkanlığı yerine getirmiş olduk. Lise yıllarında her Cuma o lokantada babam bana yemek ısmarlardı Cuma namazı sonrası.

 

Stadyumdaki şenliklere çok fazla takılmadık. Şenlik başlangıcındaki kavga gürültü şenliğin çirkin yüzüydü. Ayrıca, mikrofonu alanların bırakmak istemeyişi ve bitmek bilmeyen tebrik ve teşekkürler bizim keyfimizi kaçırdı biz de çok kalmadan kasabaya döndük.

 

Kasabadaki durağımız dedenin yeri idi. Salih dedenin çay ocağında ağabeyim ile kolalarımızı içip dede ile muhabbet ettik. Daha geç olmadan günü bu kadar yoğunluğun üstüne bitirdik.

 

Diğer gün festival dolayısıyla erken denecek saatte uyandım, yaylada pek yapmadığım bir işi yaptım, tıraş oldum, ayakkabılarımı boyadım. Çünkü festivali önemsiyordum, çünkü onun için ta İstanbul’dan gelmiştim. Bu sefer festivale gitmek için amcaoğlunu tercih ettik ve kardeşim Osman ile birlikte onunla festivale gittik.

 

Gittiğimizde epeyce bir kişi oraya toplanmıştı. Alana girerken daha önceden hazırladığımız imsakiyeler bize verildi. Alanda gözlerim belediye başkanını aradı ve buldu, ilk önce ondan gazetelerimizin ve imsakiyemizin dağıtılmasını rica ettim. O da elemanlarına dağıttırdı. O an görülmeye değerdi, bütün festival alanında herkesin elinde gazetemiz. Festival alanı bu haliyle daha bir güzeldi. Çünkü alanda gazetemiz vardı, ve herkes onu okuyordu, yılların hayali gazetemiz gerçek olmuş ve kasabalı ile buluşmuştu.

 

O sevinç şokunu atlatır atlatmaz ben SuçatıHaber ekibini aramaya koyuldum. Ekipten arkadaşları gördükçe mutluluktan uçuyordum. Evet, ekibimizin en az yarısı oradaydı. Ekipten Yavuz Selim hoca zaten yanımdaydı, daha giderken iki kişiydik. Alanda ilk gördüğümüz kişi Mehmet Toprak Bey oldu, olduk üç, daha sonra Ebubekir Bey bizi gördü olduk dört, Ayşegül Hanım yanımıza geldi, olduk beş, Emrullah Hocam bizi buldu olduk altı, epey bir süre ekipte yer alan Musa Bey geldi olduk yedi, Halil İbrahim bey ile sekiz olduk. Ve başladık sitemizle ilgili muhabbete. Sanatçıların biri inip diğeri piste çıkıyordu ama bizim için hepsinden önemlisi ekibimizin bir araya gelmesiydi. Amacımız oydu çünkü. Bir araya gelmek.

 

Festival sonuna doğru Gürün Öğretmenevi müdürünün daveti üzerine amcaoğlum ile birlikte Gürün’e video röportaja gittim. 40 dakikalık keyifli bir sohbet ile Gürünlü gençlere faydalı olmaya çalıştım. Model insan projesinde yer almamı sağlayan arkadaşlara teşekkür ediyorum. O kırk dakika içine de yine SuçatıHaber konusunu sıkıştırdım bu arada

 

Seyahatimin son günü biraz karışık geçti ama özet olarak o gün yaptıklarımız şunlar; yolçatında dostlarla sohbet, Gürün Belediye başkanı ile sohbet ve Halil Pehlivan beyin evinde sohbet oldu. Gürün Belediye başkanı ile sohbetimizde projelerimizden Sayın Mehmet Aktaş beyefendiye de bahsettik. Sayın Başkan bizimle işbirliğine hazır olduklarını söyleyerek bizi son derece mutlu etti.

 

Günün ve seyahatin en son olayı Halil beyin evinde yemekli sohbet idi. Sohbete Süleyman Ocakcı Bey, Ebubekir Bey, Emrullah Bey, Ayşegül Hanım, Ben ve Halil Bey katıldı. Gazete konusunda ve projeler konusunda bir iki saat sohbet ettik. Ve saat 21.00 gibi festival mesaim sona ererek önce Gürün’e geldim ardından da saat 22.00 otobüsüyle İstanbul’a doğru yola çıktım.

 

Evet, dolu dolu ve güzel bir seyahat oldu benim için, orada bizi yalnız bırakmayan herkese canı gönülden teşekkür ediyorum.

 

Dr. Hidayet Takçı

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Muhammet Takçı { 02 Ağustos 2008 11:06:34 }
mrb suçatı ben Hasan Takçının oğlu Muhammet Takçı istanbul kağıt hanede ikamet etmekteyim tesadüfen dut şenliklerinizdede bulunmuş oldum ve çok güzel oldu size ve tüm suçatı halkına çok tşk ediyorum başkanımızı çok seviyorum ama bi sorunumuz var belediyenin kalkması işallah kalkmaz   nese herkese slm babam sağır hasanın ellerinden öper sağlıklı gün ve geceler dilerim bye bye
Hidayet Takçı { 01 Ağustos 2008 18:02:33 }
Suna Hanım, kısacık köy yolculuğumda nasip oldu annenizi, babanızı ve en küçük kardeşinizi gördüm. Ayrıca tepe artık sulak bir yer olmuş, domatesleri daha tatlı olur oranın bundan sonra. Sizin için de dua edelim ve siz de inşallah memlekete en azından senede bir gelin. Sizi de memlekette ve festivalde görelim inşallah ve hepsine ek olarak sitemiz ile ayrı kaldığınız yeter, sitemizin yine önemli bir yazarı oluverin inşallah. Selam ve sevgiler...
Münevver Bulut { 01 Ağustos 2008 15:09:21 }
Hidayet Bey teşekkür ederim,Allah razı olsun .Yaz döneminde görev değişikliği olduğu için internet imkanımız olmadı.İnşaallah iyi dilekleriniz dua niyetine geçer. (Artık
İstanbul 'da Safiye Sultan Kolejinde vazifemize devam edeceğiz.Yolu düşen arkadaşlarımızı bekleriz.)
suna emre { 01 Ağustos 2008 01:05:29 }
memleketin hayali bile güzel,evimizi yaptigimiz tepenin susuz günlerinde yetisen yarisi günes kavrugu domateslerin tadini bile özledik.
Ama herbirimizi bir yana savuran kader,aldiklarini geri vermiyor.Yada mecnuna leylasi nasilsa ,gurbettekine de silasi ayni..
hayirlisi ne diyek...
Hidayet Takçı { 31 Temmuz 2008 16:14:06 }
Yazımla sizlere köyü taşıyabildiysem ne mutlu bana. Nasip olursa 10 ağustos gibi yeniden gideceğim, inşallah daha detaylı bir yazı o zaman da yazarım. Bu arada festivalde, ekipten birisi olarak sizi de orada görmeyi çok isterdik. İnşallah seneye planınızı ona göre yapın ve siz de buyurun gelin. Bu arada uzun zamandır yazılarınızdan mahrum kaldık, lütfen o güzel yazı ve şiirlerinizi devam ettirin. Saygılarımla
Münevver Bulut { 31 Temmuz 2008 14:03:56 }
Hidayet Bey yazınızla köye gitmiş kadar olduk. Yaklaşık 2 buçuk senedir -malesef- gidemediğimiz memleketten taze ekmek, elma kokuları burnumuzda tüttü, ırmağın çağıldayışı kulaklarımızı çınlattı.Tebrikler, Allah yardımcınız olsun.
Diğer Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalınİtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Yeşilin ve Mavinin Buluştuğu Yerdesiniz

SuçatıHaber Anket

Sizce Gürün Belediye Başkanlığı seçimini kim alır?
Ak Parti adayı Feyzullah Arslan
MHP adayı Nami Çiftçi
Sonuçlar

Google

Il Il Hava Durumu


Ziyaretçi Sayımız

Aktif Ziyareti
Bugun127 
Ayrnt
 
SuçatıRSS
 Haberler | En Çok Okunanlar | En Çok Oy Alanlar
 


Altyapıda yardımları olan mydesign ve efkan teşekkürler.
Suçatı Haber 2007
Tasarım ve Kodlama: Fatih TAKCI