Ebru Hanıma Teşekkürler...
KEŞKESİZ GÜNLER DİLEKLERİYLE
Keşke hiç keşkeler olmasaydı.
Aklımıza geleni o an yapıp ,geri dönüşümü olmayan dakikaların tutsağı olup, kuyruk acıları çekmeseydik. Kısa vadeli umutlarla ,ertelediklerimizle şu kısa ömrün akrebini, yelkovanını kovalamasaydık.
Mutluluğu önümüze çekilen setin arkasında, ulaşılması mümkün olmayan bir kavram olarak algılamasaydık. Ona ulaşmak için keşke onun ne demek olduğunu kavramış olsaydık.
Mutluluğun nerde saklı olduğunu bilseydik. Bilmekten de öte ,ona ulaşsaydık, çaba sarf etseydik.
Bizler mutluluğun nerde olduğunu bile bile ondan kaçan ,gerçek mutluluğun ne demek olduğunu bilmeden, mutluluğa ulaşmak isteyen ,ertelediklerimizi bile bile, onlara gerçek çözüm yolları bulmadan ,parça başı çözümler üreten insanlar değil miyiz?
Bizler çözümlerle kucaklaşmamış sorgulamaların tutsağı olmuş insanlardan da öte tek kelime ile “KAÇAK” insanlar değil miyiz?
Bu sebebinin çok iyi bilindiğinin zannedildiği yaşamın aslında bir satranç tahtasından ibaret olduğunu düşünenler ,iki renkten oluşmuş bu tahtanın üstünde at koşturanlar ,şahın yalakası olma onuruna ulaşanlar anlamadılar hala gerçek mutluluğun ne demek olduğunu.
Mutluluk ulaşılamayan mı? Adresini bilmemize rağmen kapısını çalamadığımız mı?
Rüya mı gerçek mi?
ACABA GERÇEK MUTLULUK NE?
EBRU TAKCI